>Mozart’ın kız kardeşi

>Hani bazen olur ya, tamam X kişisi ünlenmiş ama nasıl, ne sebeplerle? Bunların cevabını bulamayız. Evrendeki milyonlarca koşul bir araya gelir ve sonucu oluşturur. Ufacık bir kırılma bile bu döngüyü yok edebilir.

Anna Maria Mozart -aile içinde Nannerl Mozart- da Wolfgang Mozart gibi müzikle büyümüş bir  Wunderkinder(harika çocuklar) parçasıydı. Babaları Leopold Mozart’ın tüm çabaları, bu küçük yaşlarında en ünlü besteleri imparatorların, kralların karşısında çalan çocukların kıymetinin anlaşılması içindi.

Ancak zaman geldi geçti… O hep bekledi. Oysa 18. yüzyılın şartları her şeyi farklı kıldı. “küçük yetenek” Wolfgang Mozart erkekti, inatçıydı, hırslıydı. Nannerl ise kadındı, her zaman söz dinlemeye ve tamah etmeye mecburdu. Yıllar boyunca kendi yeteneğinin de fark edileceğini umdu.

Ama olmadı. Aslına bakarsanız, beklediği hiçbir şey olmadı. Ne bir dünyaca ünlü bir müzisyendi, ne de sevdiği adamla evlenmiş; çocukları olan bir kadındı. Yıllar geçti, sevdiği adamla evlenemedi. Yıllar geçti, farklı bir şehirde, hiç ummadığı bir adamın karısı; tanımadığı çocukların annesi oldu. Kardeşi Wolfgang 35 yaşında, kendisi 78 yaşında terk etti dünyayı.

78 yaşına geldiğinde dedi ki:

“Her şeyi tam olarak bilemeyiz. Bazen Tanrı’nın iradesine güvenmek gerekir. Belki Franz’la evlenemedim ama 5 küçük çocuğun yetişmesini sağladım. Bundan daha güzel ne olabilir ki?”

Kendisi için yaptığı tek şey ise; aşkının üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen, sevgilisi Franz’ın yanına gömülmek oldu.

This entry was posted in kitap. Bookmark the permalink.

48 Responses to >Mozart’ın kız kardeşi

  1. Mr.E says:

    >Olayların nasıl gelişeceğini belirleyemesek bile nasıl sonlanacağına karar verebiliyoruz sanırım🙂

  2. >kaderine boyun eğmesine rağmen çığlıklarını sessizce içine atan bir kadınmış.güzel yazı için teşekkürler..

  3. >ahh nannerl! suru gibi cocuklu 2 kadın artığı bırıyle evlendıye cok uzuldum bıde mozartın bebeği kısmında cok uzulmustum

  4. nil says:

    >bilmediğim bir hikayeydi, son derce etkilendim.teşekkür ederim :)"Belki Franz'la evlenemedim ama 5 küçük çocuğun yetişmesini sağladım. Bundan daha güzel ne olabilir ki?" demiş ya, bilmedim gerçekten buna inanarak mı söyledi…

  5. JG ~ says:

    >Nedense içim acıdı ya. Ama yeteneğini farkeden bir azınlık varmış demek ki, adı bugünlere kadar ulaşmayı başarabilmiş:-) Merak ettim kitabı.

  6. minik says:

    >en azından sevdiğinin yanına gömülebilmiş (ben yanlış devirde yaşıyorum)

  7. Chune says:

    >Good Reads hesabın var mı???

  8. >yine bilgilendirdin🙂

  9. >Mr.E; bir yere kadar🙂 Kendimizle ilgili olan kısımları belirliyoruz da, dış etkenler bizden daha fazla bence :)Moda Çıkmazı; evet, öyleymiş. Üzücü tabii bu kadar hayalkırıklığı yaşamış olması.. Rica ederim :)arya in neverland; evet, ben en çok Wolfgang'ın annesi için söylediği şeylere üzüldüm ya. Hani donuk falan diyor ya. Oysa annesiyle babasının ömrü onu ünlü etmek için yollarda geçiyor yani.minik; ben de aynı şeyi düşünüyorum bazen🙂 Ama sevdiğiyle yaşayamadıktan sonra gömülse neye yarar ki..deep; seviyorum ben böyle yazmayı🙂

  10. burkan says:

    >vayyy be işte hikaye budur:D

  11. >yoksa sevgilisi franz marc mı? ressam? sadece tahmin yuruttum.

  12. >Yok değilmiş, Franz d'Ippold diye bir yüzbaşı-öğretmen. Wolfgang başpiskoposun emirlerine uymayıp Salzburg'a gidiyor. Daha önceden de bir sürü sorun yaşadıkları için başpiskoposa düşman gibi bir şey oluyor Mozart ailesi. Franz da başpiskopos için çalıştığı için evlenmelerine izin verilmiyor piskoposluktan🙂

  13. >Dipnot; Franz Marc'a takmıştım bir ara kafayı. Daha sonra eskisi kadar sevmediğimi fark ettim. Ama hala tabloları bir albüm halinde duruyor bilgisayarımda🙂

  14. >çok ortak yön çıkmaya başladı🙂

  15. >o da az inatçı sayılmazmış😉

  16. >HARİKASIN FRANCESCA! Bilgilerden bir demet sunmuşsun yine..;)

  17. >Zeynep; demek sen de seviyorsun🙂 bu hafta birkaç sergi paylaşacağım, bakalım onları da seviyor musun :))parmakuçlarım; ya aslında onunki inat değil de boyun eğme gibi bir şey :)rosemary; yazdıkça yazasım geliyor elimde değil :p

  18. Medanşeri says:

    >ne yalan söyliyeyim Mozart'ın "kız kardeşi" aklımın ucundan bile geçmemişti,tıpkı benzeri 100lerce hayat gibi…kadın her yerde kadın işte… ve aklına koyduğunu eninde sonunda yapmış olması ne biliyim hem çok bilindik bir hikaye hem de ilginç geliyor bi taraftan garip. (((:

  19. >Okurken cok etkılendım , acaba bızde 20 yıl sonra hayal ettıklerımızın cok uzagında seyler yasarmıyız ?:(Bak korktum sımdı :)Sevgıler Francesca.

  20. >Zeynep kitabı mı okudun, yoksa yazı için mi bu yorumlar🙂 Aslında Nannerl kadar pasif olmazsak bu kadar uzağında olmayız gibime geliyor.. Tabi hayat bu belli olmaz🙂 Sevgiler🙂

  21. >Canım yok henuz kıtabı okuyamadım, yazın ıcınde o yorum:)En kısa zamanda kıtabı alıp okuyacagım ama merak ettım baya:)

  22. >nil; açıkçası ben de bilmiyorum. Eğer inanarak söylediyse; neden Franz'ın yanına gömülmek istedi? İnanmayarak söylediyse nasıl bu kadar rahat olabildi? Bilemiyorum gerçekten, çok sıradışı bence.

  23. >JG; ben de üzüldüm, bir ömür boşa gitmiş açıkçası. Evlenene kadar erkek kardeşiyle turnelere çıkmışlar; imparatorların karşısında çalmışlar vs. Ve ünlüymüş o kısıtlı zamanda. Ancak zamane şartları, unutuluyor tabii. Aile mektupları hep saklanmış, bu kitap da o mektuplardan yola çıkarak yazılmış:)

  24. >burkan; değil mi ama. Tam kitaplık-filmlik bir hayat🙂

  25. >Medanşeri; değil mi.. Kesinlikle öyle, kadınların kaderinin değişmesine daha yüzyıllar var. Çabamız hep bu yüzden.

  26. >Zeynep Şeker; şimdi anladım, umarım ben yorum yazana kadar almışsındır :))

  27. çizer says:

    >offfff son cümle çok fenaydı ya

  28. >Fena tabi, üzülüyor insan🙂

  29. >mon capisco bene il contenuto ma sembra tuttuo molto intenso. complimenti!:)

  30. >Deep; italyanca da biliyorum deme bana, lütfen lütfen; kendimi daha fazla kötü hissetmeyeyim :))

  31. >yok. fr. biliyorum. italyanca anlayabiliyorum o nedenle. hepsi latinceden ya.bu yazı senindi. seni gülümsetmek için yazdımdı🙂

  32. >Vay be🙂 Keşke fransızca yazsaydın, ben de kırık fransızcamla anlardım belki :)) Ya da olmadı ortak dil ingilizce yapalım. Ya da almanca da olur. Tüm dünya dillerinden ortak bir şey buluruz biz :))

  33. >çok francesca'sın sen. çok.

  34. >Sen de çok deep'sin. Adın gibi derinsin🙂 Akşam akşam yeni yazı göremeyip Mozart'a yorum bırakansın. Sonraa italyanca yazıp kafamı karıştıransın :))

  35. >:)sen de en fazla özen gösterdiğim sayılı insanlardansın. bloglarda evet çok kişi ile samimiyim. genel. bazı kişilere ise aslında çok dikkatliyim. sen bu bikaç kişiden birisin. sende hiçbir eksik şey bulmuyorum. gerçekten de. düşünce, sosyallik, zeka, espri, üstelik çok da feminensin.

  36. >Bir insan hep mi güldürür🙂 Sen zaten biliyorsun benim ne düşündüğümü; diyorum ya kendi blogumdan önce seninkine giriyorum :)) Çünkü özelsin deep, bak bunu blog dünyasında etrafımda olan herkes söylüyor. Teşekkür ederim bir daha. İyi ki varsın🙂 Bu blog da olmasa seni tanıyamacaktım sanal da olsa..Şimdi enjoy the silence çalıyor. Bazen onlara da kulak vermek lazım. Words are very unnecessary; they can only do harm.Heyecandan kelimelerim karıştı, gördün mü hay allah :))

  37. >fran. enjoy the silence. çok severim. ne demek istediğini öyle iyi anladım ki. ama şunu da unutma. senin bana sölediğin hiçbişi beni kırmaz. zaten seni onayladım. kabul ettim. rahat ol. ben de heyecanlandım. bu sözlerini unutacağımı hiç sanma. sanallık konusu şüpheli. zaman.

  38. >Deep🙂 Susuyorum şimdi. Zaman🙂

  39. >:) evet. hani olur ya. bazı anlar. arada böle bişi durur. yoğun bişi. elle tutulur sanki. dokunsan. ne güzel. tamam. zaman.

  40. >Evet. Söyleyecek söz bulamamam bu yüzden. Şimdi o yoğunluğa bıraktım kendimi🙂

  41. >bi şarkı var. you are always on my mind. willie nelson. sonra şey var. sealed with a kiss. jason donovan. bir de şey var. "once" filminin müziği. if you want me. bir de teo. paramparça. bu 4 şarkıyı dinlesene benim için. o yoğunluk için.

  42. >Peki dinlerim. O zaman sen de Nouvelle Vague-Don't go aç şimdi. Sonra da Jehan Barbur-Tesadüfler🙂

  43. >mais oui mademoiselle.

  44. >Şimdi de şarkılarım karıştı. Tesadüfler değil Jehan Barbur-Neden olacak o🙂

  45. >25 Film: (1985-2010) 1. Üç Renk: Mavi (Bleu) (Kieslowski-93) 2. Köprüüstü Aşıkları (Les Amants du Pont-Neuf) (Leos Carax-91) 3. Derinlik Sarhoşluğu (Le Grand Bleu) (Luc Besson-88) 4. Meleklerin Düş Yaşamı (La Vie Revee des Anges) (Erick Zonca-98) 5. Yeni Başlayanlar için İtalyanca (Italian for Beginners) (Lona Scherwig-2000) 6. Betty Blue (37:2 Le Matin) (Jean-Jacques Beineix-86) 7. Konuş Onunla (Hable con Ella) (Pedro Almodovar-2002) 8. Anadan Doğma (Full Monty) (Peter Cattaneo-97) 9. Ölü İkizler (Dead Ringers) (David Cronenberg-88) 10. Aşkın Büyüsü (Les Enfants du Siecle) (Diane Kurys-99) 11. Mavi Kadife (Blue Velvet) (David Lynch-86) 12. Amerikan Güzeli (American Beauty) (Sam Mendes-99) 13. Cennet Sineması (Cinema Paradiso) (Giuseppe Tornatore-88) 14. Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros) (Alejandro Gonzalez Inarritu-2000) 15. Yeşil Işık (Le Rayon Vert) (Eric Rohmer-86) 16. Farinelli (Gerard Corbiau-94) 17. Dünyanın Bütün Sabahları (Tous Les Matins du Monde) (Alain Corneau) 18. Bir Öğrencim İçin (Not One Less) (Zhang Yimou-99) 19. Aşk Zamanı (In the Mood for Love) (Wong Kar Wai-2000) 20. Piyanist (La Pianiste) (Michael Haneke-2001) 21. Dönüş Yok (Irreversible) (Gaspar Noe-2002) 22. Avrupa (Europa) (Lars Von Trier-91) 23. Arizona Rüyası (Arizona Dream) (Emir Kusturica-93) 24. Billy Elliot (Stephen Daldry-2000) 25. Herkesin Keyfi Yerinde (Stanno Tutti Bene) (Giuseppe Tornatore-1990) listede 8 fransız, 3 italyan, 3 amerikan, 2 danimarka, 2 ingiliz, birer tane de çin, hong kong, meksika, almanya, kanada, polonya ve ispanya filmi oldu. Ek: Seks Yalanları (Sex, Lies and Videotape), Ölü Ozanlar Derneği (Deads Poets Society), Merkez İstasyonu (Central Station), Basquiat, Malena, Full Metal Jacket, La Train De Vie (Hayat Treni), The Heat (Büyük Hesaplaşma), Amelie, La Haine (Protesto), Trainspotting, Şarküteri, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (The Unbearable Lightness of Being).fran. nefis filmler bunlar. belki film izlemeye başlarsın :))

  46. >25 filmi gönderdim burdan. geldi mi acaba.

  47. >Geldi geldi🙂 Ben her gece düzenli uyuyan bir insanım deep, anca kurstan sonra bakabildim nete🙂 Çok teşekkür ederim, 3 hafta sonra finallerim bitiyor; boş vakit olacak o zaman izlerim diye düşünüyorum🙂 O zaman alışabilirim belki :))

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s