>Les amants du Pont-Neuf / Köprü Üstü Aşıkları

>Hani bazı filmler vardır ya. Olduğunuz yerden kalkıp oraya gitmek istersiniz. Orada yaşamak, baş kahraman siz olmak istersiniz. Bu da öyle bir film.

Paris’in en eski köprüsü Pont-Neuf restore edilirken, trafiğe kapalı bu köprüde yaşayan Alex, zengin ailesinden kaçıp aşkın acısına dayanamayıp kendini sokağa atan Michelle, onun hasta gözleri ve bu acıyla ortaya çıkan resimleri. Bir de normal olmayan aşk hikayeleri.

En güzel yanı her karesini izleme isteği uyandırışı. Her şeyin doğal oluşu, “çirkinliğin içinde güzel gösterme” çabası olmayışı. Kirin pasın, çıplaklığın içinde gerçekliğin oluşu.
Gördüğüm en sıradan ama en etkileyici masal. Mutlaka izlenmeli.

This entry was posted in film. Bookmark the permalink.

36 Responses to >Les amants du Pont-Neuf / Köprü Üstü Aşıkları

  1. deep says:

    >biliyon mu.yönetmen leos carax, cülyet'in sevgilisi. gerçek yaşamda yani. başroldeki dennis lavant'ın filmdeki adı da alex. alex adı da, leos carax sözcüğünden türeme. a-l-e-x.ah you burned me with this movie.🙂

  2. Nessuno says:

    >'Pont Neuf' yani yeni köprü aslında Paris'in en eski köprüsü Seine negri üstünde, bir yerde köprü altı aşıkları şeklinde bir gönderme var, tutunamamışlık, kopmuşluk, avarelik ve tüm bunların üstünde hayata tutunan aşk, iki insanı hayata pamuk ipliğiyle bağlayan kaygan duygu… Galata Kulesi civarı aşkları diye düşündüm, orda gördüğüm bir 'clochard' dan dolayı…

  3. >Deep; I-ıh bilmiyordum. Etimolojiye girdin bir de demek. Kimbilir kaç kere izledin bu filmi Alex🙂 Asıl sen burned me, çünkü bunu da sen önermiştin. İyi söylemişsin bak🙂 Zaten blogdaki filmlerin %80i senden kaynaklı sanırım hihi.

  4. >Nessuno; Ne güzel anlatmışsın🙂 Birkaç resim kağıdı, birkaç serum, boya, 1 palto, 1 gömlek yetiyormuş demek ki güçlü bir aşk yaşamaya🙂

  5. >Juliette Binoche'un yıkanma sahnesinde bu filme aşık olmaya başladığımı hissettim. Kalbim küt küt çarptı allah seni inandırsın. Su kayağı sahnesinde kara sevda yaşadım… Ümitsizlik, düşkünlük, yitmişlik, yitirilmişlik, sefillik, kirlilik ve bunların arasında hepsini içeren bir aşk. Şimdi düşündüm de seyretmeyeli beş altı yıl olmuş, arşivden çıkarıp izlemek lazım hatun…

  6. ry says:

    >hala yüzüklerin efendisini izlemedin dimi?

  7. burkan says:

    >valla güzele benziyo merak ettim doğrusu:D

  8. >Kırmızı Çizmeli Kedi; Tekrar tekrar izleyeceğim sayılı filmlerden zaten. Hani olur ya, güya kız çok fakirdir pistir ama çok güzeldir, burada o yok işte, ben en çok onu sevdim. Pisse pis, iğrençse iğrenç. Her şey çok doğal.

  9. >ry; İzlemedim ama bu filmi geçen hafta indirmiştim öyle söyleyeyim🙂 Yüzüklerin Efendisi de yakındır yani. Bu da mı sıkıcı sence?

  10. >burkan; İzlee, hatta Özlemlere gidelim Çorlu'da birlikte izleyelim hihi.

  11. ry says:

    >romantik filmler pek tarzım değil. içinde biraz aksiyon, entrika, şiddet olmalı. sadece aşk hikayeleri beni bayıyor.

  12. >Entrika neyse de, şiddet ve aksiyon beni çok geriyor, ben de ona hiç gelemiyorum. Ne de zıtmışız bu konuda, pek çok konuda olduğu gibi :))

  13. Profösör says:

    >Natürel filmleris seviyorum ben. Aşk olmalı ama duyarlılık da olmalı..

  14. >Burada duyarlılık ne açıdan baktığınıza bağlı bence. Alex afişleri yakmak içim metroyu ve bir arabayı ateşe verdi mesela. Ben olsam hayatta yapamazdım🙂 Ama diğer açıdan biraz fazla duyarlı.

  15. deep says:

    >fran.a-ha işte doğru.duyarlılıklar türlü türlü.:)))

  16. >Tabi ki türlü türlü. Mesela diyetteki bir kıza "Herkes kilosuna göre kalem kullanıyor" dersin falan. Türlü türlü🙂

  17. deep says:

    >ha ha ha ha ha.biliyodum biliyodum buna takılacağını :))))))senin kilolu olmadığını biliyorum kuzum. şaka yaptım kiii. :))

  18. >Yaa tabi. Nereden bilecekmişsin. Elimdeki sıcak çikolatayı gittim döktüm lavaboya senin yüzünden ya🙂 Bugün gerçekten zibidisin!

  19. deep says:

    >hiiiiii hemen bitter ye. bak tansiyonun düşer. hatırla geçen gün. şişt ama bak ciddi sölüyom. şaka yaptım. aman iyi ye boşver.

  20. >Yok şimdi yemem, bir anda bütün çikolatalara düşman oldum ama akşama geçer tabi ki dayanamam. Ne fenasın sen.

  21. deep says:

    >bana batıda fenağ derler.fenağım ben.:)

  22. >:)Batıyla ilgili bi atasözü söyleyecektim. Atasözü değil de. Kovboy movboy. Hay allahım bulamıyorum. Üff beynim durdu yine🙂

  23. deep says:

    >batının en hızlı silah çeken kovboyu.best and fast in the west.:)

  24. ry says:

    >evet onu fark ettim. ama zıtlık iyidir. ortaya yeni fikirler çıkmasını sağlar.sen şimdi mavi göl filmini de seversin :(( bi fincan sıcak çikolata veya bir kutu dondurma :))not: fazla uyku da kilo yapar. not 2 : diyet yapma spor yap. not3 : ne kadar yersem yieyim hep fit, yine fitim. bu da benim lanetim herhalde :))

  25. Profösör says:

    >O zaman bu filmi izleyelim değil mi?

  26. >deep hah işte öyle. Evet fast and the best in the west :)) Cinema paradiso'yu indirmiştim, onu izliyordum. Ara verdim şimdi🙂

  27. >ry onu izlemedim de çikolatayı severim bak. Ama her çikolatayı yiyemem. Bitter olacak mutlaka ve yoğun olacak, her markanın bitteri güzel olmuyor. Dondurma sevmem, soğuktan hiç hoşlanmam :))7 saat uyku fazla mı? Benim standartlarıma göre indirgenmiş hali bu. Ayrıca diyet diyorum, spor da diyorum yazık bana diyorum! Fit diyor ya! Siz ikiniz anlaştınız mı bugün ne yaptınız, neden psikolojimi bozmaya çalışıyorsunuz yaa😀

  28. >Profesör bence izleyin🙂 Çok güzel bu, gerçekten.

  29. ry says:

    >saçmalama allah aşkına ne diyeti, sağlığını bozacaksın. sen de adriana lima olmayıver.

  30. >Amaan Adriana da kimmiş :p Amaç sıfır beden olmak değil zaten canım. 50 kilonun altına düşmek yeterli benim için🙂

  31. ry says:

    >sıfır beden kaç kilo oluyor? ve neden 50 kilo altı? evlenirken peder bey ağırlığınca altın mı isteyecek? :))

  32. >Valla onların boyu 1.75-1.80 olmasına rağmen 45 kilo falan oluyorlar, ben hesaplarıma göre 1.65 boyumla 48 falan olacağım; gayet normal yani. O yüzden 50 kilo altı🙂

  33. nil says:

    >francesca, enfes bir filmdir ve sen muhteşem betimlemişsin. j. binoche hayranlığım zaten malum :))izlemeyen kalmasın derim, sevgile r:)

  34. >Bence de izlemeyen kalmasın, çok güzel🙂 Buradan yine deepe teşekkür etmek lazım hihi. Hayran olunmayacak gibi değil ama zaten. Sevgiler🙂

  35. >fransız sinemaası neylerse güzel eyler…izlemek lazım bunu da.

  36. >Değil mi, öyleymiş. Sevdim genellikle izlediklerimi ama sinema hakkında pek bilgili değilim, konuşmayayım. Bence sen de bir edebiyatçı olarak seversin🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s