>Dolmabahçe Sarayı

>Bilgisayardaki fotoğrafları düzenlerken rastladığım, varlığını bile unuttuğum fotoğraflar bunlar. 10 Kasım 2009’da, Dolmabahçe Sarayı’nda çekilmişler.

Bu kalabalık Atatürk’ü anmak için toplanmıştı pek tabii. Genellikle yaşlılar ve çocuklar vardı, genç sayısı bir hayli azdı.
Fırsat bulanlar gazilerle birlikte fotoğraf çektiriyordu. Ancak malum odaya girdikten sonra kimsede fotoğraf çektirecek hal kalmamıştı. Arka fondaki müzik, yatağın üzerindeki karanfiller, ağlayan yüzler… İnsan kendini tutamıyor bir süre sonra. 

Dışarıya çıkıp soluklanmak gerekti. Çıktık. Bir de kimleri görelim :
Bir de bizi “Gelin gelin ‘minikler’ fotoğraf çekelim sizinle” diye çağıranı vardı ki koşup sarılasım geldi vallahi.
Belki şehirdışında olup da, Dolmabahçe Sarayı’na hiç gelmeyenler vardır diye düşündüm; o yüzden göstermek istedim.
This entry was posted in gezi. Bookmark the permalink.

26 Responses to >Dolmabahçe Sarayı

  1. >Evet hiç gelmemiş, görmemiş insanlar var🙂 O minikler ne güzel çıkmış öyle🙂 Güzel bi fotoğraflar olmuş ellerine sağlık🙂

  2. >Teşekkür ederim🙂 Yani, şehirdışında olanları anlarım da İstanbul'da yaşayıp gelmeyenler var; onları napıcaz🙂

  3. >çok güzel fotolar canım🙂

  4. >Bulanıklarmış biraz ama olsun, o anda o kadar oluyor. Teşekkür ederim🙂

  5. burkan says:

    >burayı o kadar çok seviyorum ki okula giderken önünden geçmek için kabataştan beşiktaşa yürüyorum her seferinde fotolar içinde teşekkürler selena:D

  6. >Burkan bak bilmiyordum bunu, şaşırdım🙂 Rica ederim efenim🙂

  7. hemera-nyks says:

    >kimbilir bilgisayarında daha ne fotoğraflar vardır :)-hemera

  8. >Çok çok fazla🙂 Parçalara bölüp cd'lere aktarmaya çalışıyorum şimdilik, bilgisayarın başına bir şey gelirse diye. Hard disk alacağım yakında, beni anca o kurtarır :))

  9. >Bana hazırlamışsın bu postu daha gelemedim Dolmabahçe'ye sayende görmüş oldum:)Çok geziyorsun sen Fran özeniyorum vallahi:)

  10. >:)son istiklal savaşı gazilerinden Ömer dede vardı (küyük) tedavisi için Ankara'ya getirmiştik. Anıtkabiri'i görmek istiyorum diye tutturmuştu. Onu götürmek görevi de bana düşmüştü (bi ara sana fotolarını atarım) O ağladı, ben ağladım, o daha çok ağladı, ben daha çok ağladım… Sonuç olarak arabayı kullanamaz hale geldiğim için şoför çağırmak zorunda kalmıştım geri dönüş için. Ama hayatımda yaşadığım en güzel anlardan biriydi. iyi ki de götürmüşüm, dört beş ay sonra ömer dede aramızdan ayrıldı(toprağı bol olsun)

  11. huyumkurusun says:

    >Evet görmemiştim hiç teşekkürler francesca:)

  12. Mia Wallace says:

    >Sonunda kıskanmyorum çünkü sürekli gidiyorum ve benim de çekmiş olduğum bir dolu resim var eheh sevindim şimdi francescaam🙂

  13. >inanırsak; Bak sevindim buna, bir işe yaramış oldular🙂 Seviyorum yeni yerler görmeyi ne yapayım, içimden öyle geliyor🙂

  14. >Kırmızı Çizmeli Kedi ne güzel bir anı bu. Ölmeden görmüş olman ve onunla böyle bir şey yaşaman. Gerçekten çok hoş. Ben gazileri çok seviyorum çünkü gerçekten hepsi o yaşananları hala unutamamış, o anılarla var olan insanlar. Birkaç tane akrabamız var Kıbrıs gazisi, onlar bile bu kadar etkilenmişse Kurtuluş Savaşı'na katılanların ruh halini tahmin edebiliyorum🙂 Onlara şükran duyuyorum, hepsi bizim için savaştılar sonuçta.

  15. >huyurumkurusun; Rica ederim, sevgilini koluna takıp Bebek'te 3-5 tur attıktan sonra da Beşiktaş'a gelirsin belki belli mi olur :))

  16. >Miam olley! Sırf o yüzden yazdım dermişim şimdi hihi. Birkaç yer daha söyle de bari arada onları yazayım :))

  17. deep says:

    >ohooo sen daha ne fotolu postlar yaparsın. yerebatan yap beyoğlu yap kadıköy yap yap işte gezenti :)girly postlarını okuyamıyormuş. yorum yazamıyomuş. bi söler misin frana didi.🙂

  18. >:)Olur yaparım.Okudum senin yorumlarda, sordum ona ama bilgisayar başında değil sanırım cevap vermedi. Kırmızı Çizmeli Kedi de giremiyorum diyordu. Acaba temada mı bir sorun var anlamadım. Teşekkür ederim🙂

  19. Profösör says:

    >Bir de Beyoğlu'nda Cezayir sokağı olacaktı. Çok egzantrik.. Belki bilmeyenler vardır. Farklı bir kültürü yaşıyor insan. Fransız ve arap kültürünün karışık bir mönüsü. Ama fransız ağırlıklı, bohem bir sokak..

  20. >Evet orayı da çok severim, daha restorasyonu yapılırken bile ziyaret ederdim🙂 Ama şuanda garsonları yılışık ve rahatsız edici, hiçbirine bakmadan "Chez Vous" masasına atarım kendimi🙂

  21. deep says:

    >uykudan önce bana bi şarkı seç, açarsan bilokunu🙂

  22. Mr.E says:

    >Ellerine sağlık, arşivden böyle çalışmaların çıkması da güzel sadece Francesca Mckennitt bir japon adı olmak için yeterince uzun geldi bana😛

  23. Özlem says:

    >mükemmel ya yakın bir zaman gidelim🙂

  24. >deep; Sen bu yorumu yapmadan az önce yatmaya gitmişim🙂 Böyle de tavuk oluyorum bazen. Gündüz şarkısı olmaz mı homeboy?Damien Rice-Amie

  25. >Mr.E; Hihi güldüm yine ya, ben içime Japon ruhu kaçmış olduğunu düşünüyorum, zaten bazen öyle dolaşmak için Arkeoloji Müzesi'ne falan gittiğimde hep Japonlarla takılıyorum :))

  26. >Özlem; Önce sen bir gel de :)) Gidelim, sonra yine birkaç kilometre yürüyelim, sonra yine kaybolalım hihi🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s