Japonya hakkında, konuk yazar G. (2)

Hem bloguma hem kumanda panelime girebildiğim şu gün benim günümdür! Blogu yazı yağmuruna mı tutsam ne yapsam diye düşünmüyor değilim. G.nin yazdığı yazıya devam ediyor, yeniden teşekkür ediyorum kendisine.


“İkinci kısım ise biraz daha, bazı insanlara yönelik olacak ama şimdiden affınıza sığınıyorum. Televizyonlarda çıkıp, mucizeleri çözen, hikayeler anlatan ama aslında bu çözdüklerinin, anlattığı hikayelerin kaynağını dahi okumamış ya da o kaynak hakkında bilgisi olmayan insanlar, açıkçası sinirlerimi zorluyorlar. Birçok blog yazarına (bazıları sadece keyfi ve eğlenmelik olduğu için söylüyorum), saygım sonsuz; çünkü ortada bir emek var. Bilinçli insanlar olarak okumayı, öğrenmeyi, gerektiğinde araştırmayı, bazı şeyleri takip etmeyi gerçekleştirebilen kişilerdir. Varmak istediğim nokta şu, yaşı ileri olsun olmasın, bilinçli insanlar daima “takip” ederler. Olayları, haberleri, hatta yeri geldiğinde televizyonda saçmalayan insanları bile… İnsanlar yıllardır, felaketler yaşıyorlar, salgın hastalıklar, politik kavgalar, yeni teknolojiler, değişik görüşler ve olaylar… Öncelikle, bazı “insanların” televizyonda çıkıp, kıyamet alameti diye adlandırdıkları depremleri veya tsunamileri ele alırsak, bu doğal afetler insanların kaydını tutamayacağı bir tarihten beri oluyor. Hatta, deprem ve tsunaminin yanı sıra, salgın hastalıklar, çığ ve heyelanlar, büyük fırtınalar, kasırgalar, kıtlıklar ve açlıklar (ki günümüzde hala birçok insan var), seller ve toprak kaymaları, volkanik patlamalar ve bunun gibi birçok doğal afetler de yer yer kıyamet alameti diye adlandırılıyorlar. Biyolojik olgular,  mutasyonlar hep kıyamet alameti zaten değil mi?(!) Ve bütün gün oturup da bunları dinleyip inananlara ne demeli? Televizyona çıkıp, Kuran’ın mucizelerini çözen kişinin, Kuran’ı hiç okumaması ironik değil mi? Kısacası, kıyametin zamanını bilen olamaz. Sağda solda, “araştırma yaptım, bulgularım var, denedim, kıyamet şu günlerde, şu yılda” diyen insan, sen yarın ne olacağını söyle de önce sonrasına bakarız, işimiz gücümüz var, bize bilmem kaç yıl sonrasının hesabını söyleme… Dini inanışlara bağlı olarak konuşulan bu konularda, kimse bir şey söyleyemez, insanlar inanç konusunda özgürdür. Ama insanların kandırılması ya da salak yerine konması kabul edilemez bir şeydir. Bunu yapan kişi, öğretmen de olsa profesör de olsa, bir hiçtir.

Şimdi “Japonya’yla başlayıp da böyle bir konuya devam ettin, nereye bağlayacaksın” gibi sorular gelebilir akla. Son olarak söyleyeceğim şu ki, herkesin kıyameti farklıdır. Gerçekten de, dini inanışlardan ve kitaplardan yola çıkılarak belirtilen ileride yaşayacağımız bir kıyamet olabilir, bunu bilemeyiz. Ancak Japonya’da yaşanan da, o insanların kıyameti değil mi? 5.000’den fazla ölü, bu sayıdan daha fazla kayıp insan söz konusuyken, o insanlar için başka bir kıyamet düşünülebilir mi? Haberlerde gösterdikleri, yaşlı bir Japon, hem çocuklarını hem torunlarını hem de karısını kaybettiğini söylüyor. Sizce bu o insanın kıyameti değil de nedir?

Bizdeki Gölcük depremi de birçok insanın kıyameti olmadı mı? Haiti depreminde ölen insanlar, yaşanılanlar? Demek istediğim, oturduğu yerden konuşması kolay olan insanlar kıyametin anlamını biliyorlar mı da insanları kandırma çabalarına devam ediyorlar? Reklam yapmak için yardımda bulunan insanlar, rahatları yerindeyken, o insanların kıyametini anlayabiliyorlar mı?”
This entry was posted in gündem. Bookmark the permalink.

8 Responses to Japonya hakkında, konuk yazar G. (2)

  1. ry says:

    yakındır, başımıza bir gelecek var. kendimizi ya dine verelim ya da içip içip sevişelim. arada ölürsek çok pişman oluruz. japonya 'da yaşanan felaket gerçekten çok ağır. aynı doğal afet az gelişmiş ülkelerin başına gelse ne olurdu hayal edebiliyorum? ama belki de sonuçları açısından iyi olur. ikinci dünya savaşından sonra japonyanın ne kadar geliştiği malum. bu felaketin üstüne belki 2020 de egemen güç olup dünya üzerindeki savaşlara bir son verecek. kişisel kıyamet dedikleri şey bu işte, sevdiğin insanları gömmek, yalnız kalmak, ölmek isteyip ölememek.http://mangastream.com/read/one_piece/33215009/1abuk subuk servislere dünyanın lirasını yediriyorsunuz. size bir 10$ koymaz. yaptığınız yardımlar size geri dönecektir bunu da unutmayın. istanbul 'da da şiddetli bir deprem bekleniyor, o depremden sonra kim yardıma gelecek, filistinliler mi, haitililer mi?

  2. K.C.S. says:

    Çok doğru cümleler. Hislerime tercüman olmuş resmen. 2000 yılında da kıyamet kopuyordu hatırlarsanıza. Milenyumda kıyamet kopacak mı? diye kaç kişi tartışmıştı. Hep aynı şey ve tuhaftır her seferinde yutuyor bir çok insan bunu.

  3. ry, neden ki ikisinin bir ortası yok mu🙂 Kimbilir, bilemiyorum. Evet az gelişmiş ülkelerde olsa zaten yaşayan insan pek kalmazdı. Ancak çok çok az gelişmiş bir ülkeyse, tsunami olmasaydı mesela bu kadar zarar görmezlerdi herhalde. Kerpiç ev vs gökdelen.Bu linki verdiğin de iyi oldu, bir deneyeyim. Aslında yardım ederken kimin gelip gelmeyeceğini düşünmek de, müslüman-müslüman olmayan ayrımı yapmaktan farksız bana göre. Ben biraz daha duygusal yaklaşıyorum olaya galiba🙂

  4. K.C.S evet ya değil mi. Bugün 3 tane trafik kazası oldu, vay kıyamet kopacak. Binalar yükseldi vat kıyamet kopacak. İnsanlar kıyametin ne zaman kopacağını düşünmekten bugünü yaşayamıyorlar. Milenyum kıyameti konuşulurken ben ilkokuldaydım, hatırlıyorum, "ne yani boşuna mı doğdum ben şimdi?" diye düşünmüştüm :))

  5. ry says:

    sonunda pişman olmak var. az farkla cennete giremedim bari daha çok sevişseydim ya da daha çok ibadet etseydim diye şikayet eder bizimkiler.oradaki sorun yardıma gelenlerin müslüman olup olmaması değil. japonya deprem konuların daha deneyimli, kurtarma ekipleri daha bilgili, kullandıkları teçhizat daha gelişmiş. ayrıca maddi olarak da üst sınıf bir ülke. bir felakette filistinliler, haitililer de yardıma gelsin ama japonlar da gelsin. küstürmeyelim adamları. japonlar benim onda birim kadar kinciyse y.yering.

  6. Onlar barışçıl insanlar ya, öyle deme :)Ben etmem herhalde, sonuçta herkes aşağı yukarı nereye gideceğini tahmin ediyordur. ÖSS mi bu, 2 puanla kaçırdım falan cık cık cık. Hepimiz orda burda süzülcez işte hehe.Daha deneyimliler de, deneyimli adam mı kaldı sanki. Her yer batmış baksana marketleri bile bomboş kalmış adamcıkların.

  7. deep says:

    çok güzel yazmış her kimse. ne haklı. bak ama frangel. aramızda böle düşünenler oldukça her zaman umut var di mi.iyi misin?

  8. Ama tek başımıza bir şey yapamıyoruz ki deep🙂 Asıl sen iyi misin?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s