Biyokimya Günleri, İTÜ

Ben yine gecikmiş bir yazı ile karşınızdayım, yaklaşık 3 hafta boyunca fotoğrafları bilgisayara atmaya üşendim a dostlar! Halbuki bu etkinlik, Kimya Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu olarak aylardır çabaladığımız, emek verdiğimiz bir etkinlikti. Minicik çatı katlarında şirketlerle iletişime geçmeye mi çalışmadık, yağmurda karda odanın yollarını mı tepmedik… Az kişiyle dev bir konferans yaratmaya çalıştık.

İşe de yaradı. Şu gördüğünüz salonda 380 kişi var. İki günde yaklaşık 500 farklı kişiye ulaşıp seminerlerimizi devam ettirdik. İzmir’den, Eskişehir’den, Kocaeli’nden, Edirne’den, Sakarya’dan dahi kalkıp gelen arkadaşları görmek çok gurur vericiydi. Onlara da buradan teşekkür ederim tekrar.
Konu “biyokimya” olduğu için, biyokimyayla ilgili bütün başlıkları incelemeye çalıştık. Bu noktada rahatsız edici bazı olaylar oldu. Kimi türbanlı arkadaşlar, “bira sentezi” konulu konuşmada salonu terk etmeye bile kalktılar…  Salondaki öğrencilerin tamamı mühendislik ya da fen-edebiyat fakültesi öğrencisi, demek ki bilgisiz insanla bilinçsiz insan bir değilmiş. Bir sentez tepkimesini duymaya bile tenezzül etmiyorsa insan, demek ki yarın bir gün işini yapmaya kalktığında bu konuları pas geçecek öyle mi? Subjektif bilim hiçbir yerde var olamaz hanımlar, üzgünüm.
En ateşli tartışmalar panel kısmında yaşandı tabii ki. Kendini GDO’nun faydalarını savunmaya adamış Prof. Dr. Selim Çetiner ile, zararlarını anlatmaya adamış Prof. Dr. Şeminur Topal arasında hem öğretici hem de nasıl diyeyim, aksiyonlu tartışmalar geçti. Salonda kıyametler koptu ama unutamayacağımız bir panel oldu. Aşağıdaki fotoğrafta, iki tarafın jest ve mimiklerine dikkat🙂
Sonra, Nuray abla, odanın görünmez meleği emekli olacağını bizlere çıtlatmış olduğu için; ona da bir bölüm ayrıldı.

İTÜ KSB’den ayrıldıktan sonra bütün organizasyon ekibi olarak Taksim’e geçtik. Eee o kadar çalıştıktan sonra biraz da eğlenmek lazım di mi? Di!

This entry was posted in biyokimya, konferans, İTÜ. Bookmark the permalink.

16 Responses to Biyokimya Günleri, İTÜ

  1. GDO'lu gıda bölümünde dinleyici olmayı isterdim şahsen. Bu arada bira sentezi olayına gülsem mi üzülsem mi bilemedim. Komik ama trajik…

  2. Tüh, elimde video falan olsaydı keşke, yollardım sana. Evet trajikomiklerdi cidden.

  3. Profösör says:

    Bira sentezi olayını anlamadım ben. Kimya konusunda demek ki gerideyim. Bir kimyacı hocamız vardı kimyayı bana sevdirmek için kravat almıştı. Ondan sonra hocama hayran kaldım. Kimyayı sevdim.

  4. Bira sentezi de kimyasal proseslerle yapılıyor ve mayalandırma işleminden geçtiği için biyokimya alanına giriyor. Efes Pilsen'den gelen bir konuşmacı bu olayı anlatırken, katılımcılardan biri "ne var yani biranın ne faydası var, bunu niye anlatıyorsun haram" falan dedi, sonra o ve birkaç kadın öğrenci dışarı çıktı. Kimyayı sevmenize sevindim, ben de severim ama bazen nefret etmiyor değilim :))

  5. KUTLARIM,KUTLARIM BİR DAHA KUTLARIM! :))HARİKASINIZ !

  6. rosemary çok teşekkür ederim🙂 Ne coşkulu bir yorum olmuş böyle, mutlu oldum :))

  7. Mr.E says:

    Eline sağlık baya başarılı bir organizasyon olmuş gibi duruyor anlatılan ve gösterilenlerden :)Bunun gibi bir organizasyonu ben de düşünmüştüm, ama bloggerlar arasında böyle daha rahat ama organize bir ortamda. Bakalım belki İstanbul'a dönünce bulaşırım bu işe🙂

  8. Teşekkür ederim, bence beklediğimizden de başarılıydı :)Blogspotta devasa bir buluşmayı mı kastediyorsun yani?

  9. Mr.E says:

    Evet evet, teoride olabilecek ama pratikte aynı oranda başarılı olup olmayacağı hakkında düşüncelere daldığım bir proje.🙂

  10. :)))Büyük ihtimalle herkes "aa süper" deyip bahane bulacak sonradan. Bir de deşifre olmamak isteyen bir kısım var. Ama yine de gerçekleşirse güzel bir proje olur🙂

  11. Nida ersin says:

    Daha "GDO" ismini işittiğimde nefrettim kabarıyor liyakat tanımayan iktidara:(Tarım Bakanı Medi bey ‘ithalatına denetim getiriyoruz’ dedi ama yönetmeliğin 5. maddesi öyle demiyor. Bebek maması dışındaki ürünler DNA’sıyla oynandığı halde piyasaya sokulabilecek, ancak sağlığa zararı tespit edilirse toplanacak. Üstelik genetiği değiştirilmeyen ürün etikette yer almayacak. Ne kadar çelişkili karar dimi:))

  12. :)Evet öyle. Üstüne üstlük bu GDO'lu ürünlerin yarar-zarar tespitlerinin yapılması sadece 5 adet lab.a verilmiş ve bu lab.lar hükümete bağlı, kararların açıklanması yasak.. Yani burada toplu bir aşılama durumu söz konusu, iradesiz bir biçimde zehirleniyoruz.

  13. francesca, bira sentezine içten sessiz güldüm, bilim insanı olacak var olmayacak var boş ver. gdo, olmasın öyle bişey, daha çok ürün daha az sağlık, bi yerden kazanırken bi yerden kısmak…kötü…

  14. Çalışmalarınızda ki konu yaklaşık iki senedir bulduğum her şeyi okuyarak bilgi sahibi olmak istediğim bir konu GDO lu ürünler ve bunlara ilişkin tüm çalışmaları yakaladığımda okumaya çalışıyorum.Ciddi anlamda sizler gibi araştıran insanlara hayranım sizleri dinleyenler arasında olmak isterdim açıkçası içtenlikle kutlarım yeniden..:)

  15. Sadece Umut; O anda ben de güldüm ama sonradan düşündüm de, bu inkar edilemeyecek bir zihniyet. Bu itirazcı grup biyoloji okuyordu mesela ve büyük ihtimalle öğretmen olacaklar. Ne yapacaklar, çocuklara üreme konusunu anlatmayacaklar mı? Etil alkol fermantasyonunu "günah" deyip inkar mı edecekler, nedir yani anlamadım. GDO bence de olmamalı ama bu konuda görev hükümete düşüyor.

  16. rosemary; Prof. Dr. Şeminur Topal ile Prof. Dr. Selim Çetiner, bu konuda yıllardır araştırma yapan; iki zıt görüşe sahip insan. Her iki tarafın da araştırmalarını internetten bulmak mümkün, oradan da bakabilirsiniz🙂 Keşke siz de olsaydınız, bir dahakine artık. Teşekkür ediyorum🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s