Tek eşlilik mi o da ne?

Duymayanınız kaldı mı bilmiyorum. (Kaldıysa şuraya alalım: http://www.habername.com/yazi-sibel-uresin-tek-eslilik-mi-o-da-ne-3635.htm )




“Erkekler bir kadında ne arar? İşte bu sorunun yine bir erkek tarafından verilen cevabı:

Bir erkek bir kadında;
Arkadaşlık
Cinsellik
Annelik
Ev kadınlığı (Hizmet davranışları)
Evet, hanımlar bu dört özelliği tam anlamıyla taşıyorsanız mutlu bir beraberliği büyük bir olasılıkla yakalamışsınız demektir ki bu da küçük bir azınlığı ifade eder.
Çünkü her madde ayrı bir kadını ifade etmektedir.
Yani 4 rol bir kadın…… Bu da  4 ayrı eş demektir aslında…..
Eğer bu 4 özelliği taşımıyorsanız ya eşiniz tarafından aldatılmaya ya da eşinizin başka bir beraberliğine katlanmaya hazır olmalısınız…”

Demiş kendisi. Ha demek ki, biz kadınlar, istediğimiz özellikleri tek bir kişide bulamazsak 4. eşe kadar yolumuz var öyle mi? Hayır öyle değil. Bu hak yalnızca erkeklere ait çünkü! Haydi son maddenin “ev kadınlığı” olmasını da yok sayıyorum, o da başka bir konu ama diyelim ki öyle olmalı; biz de bir Sibel Üresin listesi yapalım. Bir kadın eşinden neler ister?

*Arkadaşlık
*Cinsellik
*Babalık
*Sorumluluk ve dürüstlük

Evet, beyler bu dört özelliği tam anlamıyla taşıyorsanız mutlu bir beraberliği büyük bir olasılıkla yakalamışsınız demektir ki bu da küçük bir azınlığı ifade eder.
Çünkü her madde ayrı bir erkeği ifade etmektedir.
Yani 4 rol bir erkek…… Bu da  4 ayrı eş demektir aslında…..
Eğer bu 4 özelliği taşımıyorsanız ya eşiniz tarafından aldatılmaya ya da eşinizin başka bir beraberliğine katlanmaya hazır olmalısınız…”

diyebilir miyiz biz de aynı şekilde? Diyebiliriz evet. 


Sibel Hanım’ın atladığı çok önemli bir konu var ki, eş seçmek pazardan domates seçmeye benzemiyor. Hiç kimsenin mükemmel olması mümkün olamayacağına göre, önemli olan en uyumlu çift olmayı başarabilmektir. Karşısındakinin hatasını sen tolore edersin, seninkini de o. Her alanda önemli olan, insan olduğunu hatırlamak ve eşit olduğumuzu unutmamaktır. Bir kadın olarak, hemcinslerimin bu düşüncelere sahip olması beni ciddi anlamda endişelendiriyor. Herkes kendi değerinin farkına varmalı ve harekete geçmeli. Okuduğu okulda, yaptığı işte, oturduğu evde bile. Boşa harcanacak zaman yok bizler için. Bu ülke, böyle düşünceler yüzünden gün geçtikçe geriye gidiyor. İşin komik yanı, her gün kadın ve çocuk hakları adına birçok gerileme olmasına rağmen “Türkiye ilerliyor! Türkiye refaha ulaştı!” türevi sloganlara maruz kalmamız. Fıkra gibi memleketteyiz vesselam.



This entry was posted in gündem. Bookmark the permalink.

60 Responses to Tek eşlilik mi o da ne?

  1. K.C.S. says:

    Bu kadının sözleri kanımı dondurdu resmen. Evli erkeklerden uzak durmak gerekir, hem senin hemde karşı tarafın çok canı yanar diyeceğine tek eşlilik mi oda ne? demiş kadın. Yaşam ve aile danışmanlığı yapıyormuş üstelik. Bu nasıl yol göstermedir şaştım kaldım. Ne mantığım nede kalbim kabulleniyor bu durumu. Bu zihniyetten tiskiniyorum ben!

  2. Kaka Kuka says:

    Çok utanç verici benim açımdan. Ben yalnızken elalemin adamları 3 er 4 er hatun alacak. Karşıyım abicim, benim hakkımıda yiyorlar:) Öyle bir lafta vardı. Neydi o ya…

  3. ry says:

    evlilik dışı grup seks yasallaşsın, bütün bu dertlerden kurtulalım.

  4. K.C.S.; evet ben afişlerini görüyordum bir de onun çok yerde. Her seminerinde 50 kişiye ulaşsa ve bu insanlar ona inansa, nasıl bir güruhla karşı karşıya olduğumuzu düşünmek bile istemiyorum..

  5. Kaka Kuka; vardır tabii, erkek egoizmi bitmez🙂 Hadi onu erkekler söylüyor da kadınlara ne oluyor değil mi?

  6. ry; senin bakış açın beni öldürüyor zaten..

  7. sibelin kocası üresin de bi görsün o bakalım dünya kaç bucak …

  8. Var mı yok mu haber değilim ancak şu söyledikleri sadece terbiyesizlik bence.

  9. ry says:

    lady gaga bile 3lü seksten hoşlanıyormuş :))http://magazin.haberturk.com/dunyadan/haber/633820-uclu-seksten-hoslaniyorum-galeriişin şakası bşr yana, ben bir tanesiyle uğraşamıyorum, 4 tanesiyle hiç başa çıkamam.

  10. MKumsal says:

    Bu haberi duyduğumda başımdan kaynar sular boşanmıştı. Bir kadının bu kadar rezil laflar etmesi. Bu kadar kişiliğini ve gururunu ayaklar altına alması. İlk defa bir hemcinsimden iğrendim. Yani evet, biz de istediğimiz 10 farklı özelliği bir erkekte bulamıyoruz. Bu yüzden 10 koca birden mi almamız lazım. Dediğindeki mantıktan bu çıkıyor. İnsan bozması ya. Kadınlığından utansın.

  11. Lady Gaga geçen aylarda da "yaratıcılığım etkilenmesin diye seks yapmıyorum" demişti, ona güveneceksek yandık. O değil de uğraşabilecek olsan kabul yani?!

  12. MKumsal; benim anlayamadığım, diğer yazılarını okudunuz mu bilmiyorum ama, hep "tamam eşitiz ama" "tamam hepimiz Allah yaratmış ama" diye cümleleri araya sıkıştırmış olması. Nabza göre şerbet veriyormuş gibi bir hali var. Belki de sadece elçidir, kimbilir.

  13. ry says:

    arkadaşım konuyu saptırmayalım. bir kere ben evlilik kurumuna karşıyım.

  14. Hani, erkeklerin %90ının yeni birini bulduğunda terk edeceği bilinmiyor olsa, biraz daha dürüst ve sadık bir populasyon olsalar; kimse evlenmemeli bence de. Dersen sen evlenecek misin, ben de sanmıyorum. Ama evlenenleri de anlayabiliyorum, güvencede olmak istiyorlar; tabi işin sosyal boyutu da var.

  15. ry says:

    yaa ne sosyal boyutu. evlenen erkeklerin çoğu bedava seks için evleniyor.var mı öyle her gece farklı kadınlarla beraber olan evli tanıdığın?ama aynı şey kadınlar için de geçerli. daha iyi bir erkek bulduğunda o da çekip gider.

  16. Çocuğu yoksa gider belki. Ama büyük bir çoğunluk, evine ve çocuklarına bağlılık duyuyor; sadece iyi-kötü meselesi olmuyor kadınlarda.Sosyal boyuttan kastım, çoğu kişi birlikte yaşamayı bırak, evlilik öncesi seks denildiğinde şok oluyor; biliyorsun. Kadınların çoğu baba evinde baskı altındayken, evliliği kurtuluş olarak görüyor. Her şey tabu olduğu sürece de, kısır döngü devam eder gider.

  17. ry says:

    kadınlar için dediğin doğru.ama erkekler açısında şöyle bir şey var; hayatın boyunca sana karışan bir kadın var zaten. evlendiğinde bu iki oluyor.

  18. Kadınlar kendini bu kadar güvensiz ve özgüvensiz hissettiği sürece, karışmaya devam ederler. Sürekli aldatılma tehlikesi var, bir de donanımsız bir insansan "ya daha iyisini bulursa?" korkusu içinde olurlar, normal bir şey bu. Ama anneler için çözüm üretmek imkansız sanırım🙂

  19. Bu kadın kesin aldatılmış, herkes öyle ayağına yatıyo zaten terzi kendi söküğünü dikemezmiş diye boşa demiyolar🙂

  20. Bilemiyorum vallahi🙂 Danışmanlık yaptığı herkese bunları söylüyorsa yandık:)

  21. ry says:

    eğer evleniyorsan, o sorumluluğun altına giriyorsan gereklerini yapacaksın. yok hovarda bir yaşam istiyorsan evlenme, her gece pulse pulse…bu 4 eş olayında kadın tepkisini koyacak. erkeğe bırakırsan kabul edeni nikahına alır. kadın kendinden sonra kimseyi isteyemeyecek. gerekirse gece uyurken kocasının kafasına çekiçle vuracak. öyle hikayelerde var. yalnız erkekler kadınları öldürmüyor. ben ingiltere kraliçesi hariç hiç bir kadının 2. ya da 3. kocası olmak istemem.

  22. Tabii ki öyle. Erkeklerin çoğu istiyor ki hem her istediğini yapsın, hem de evinde işleri yapan bir kadın olsun vs. vs. Kadın tepkisini koymalı ancak düşünsene, çocukluğundan itibaren bu mantıkla yetişmiş birini değiştirmek çok zor. Erkeği de kadını da, yani kökten bir değişim şart.

  23. ry says:

    bu dediğin de doğru. ama değişimi devlet yapamaz, kişi kendisi yapmalı. ben değişmeye başladım. (yanlış anlaşılmasın eşcinsel tekliflere kapalıyım. 2 erkeğin olduğu 3lü sekse de karşıyım. lady gaga'yla da sevişirim ama çok parasını alırım. öyle böyle değil, baya çok hem de.)bu saatten sonra türkiye 'de değişim kökten değişim falan olmaz. ufak çaplı bireysel değişimler de bana yeter.

  24. Peki ilkokul mezunu ve analitik düşünce yeteneği olmayan sıradan bir insan kendini nasıl geliştirebilir? Etraftan duyduğu şeylerle. Etraftan neler duyuyor? Sibel Üresin ve benzerlerinin sözleri, cemaat kandırmacaları vs vs. Bunlarla da beyni yıkanıyor. Bireysel değişim için, önce bir toplumsal hareket başlatılmalı, gerisi zaten gelir.

  25. ry says:

    ben sevişin diyorum. üstelik korunun diye uyarıyorum. bana sapık diyorlar. birlikte yatıp kalkmadan bir insanı tanıyamazsın ki.

  26. Evet, bence de tanıyamazsın. Ama her insanla da sevişemezsin ki. O zaman bir anlamı kalmıyor, ipin ucu kaçıyor.

  27. ry says:

    zaten her insanla sevişilmez. cinsel yolla baya hastalık bulaşıyor.ben konuyu toparlayayım. vahşi kapitalizmin hüküm sürdüğü bir dönemde yaşıyoruz. bir kadın arzı bir de kadın talebi var. arz talepten yüksek. bu nedenle kadın değerli düşer. aşağıda bir yerlerde bir denge değer oluşur. bu denge değerinin üstündeki kadınlar rahatlıkla koca bulur. denge değerin altındakiler ise erkekler tarafından beğenilirse evlenir. iktisat bunu ne güzel açıklamış.ben 4 kişiyle de evlensem, 4'ü de birbirine yakın özelliklere sahip olur. bu normal olan herkes için geçerli. evde kalan kızlar yine kalacak.bir de şunu demiş o kadın. 4 eşi herkes değil, zengin, kariyerli, parası olan ve cinsel gücü fazla bir erkekler alabilir. öyle olan erkekler ya hiç evlenmiyor ya da eşcinsel.

  28. Çok bilimsel bir yaklaşım olmuş, tebrik ettim ne diyeyim🙂 Bu yorumun üstüne yorum yazamıyorum artık.

  29. ry says:

    şuna geç oldu yatıyorum. yarın okul var desene. ama önemli değil. ben de amerikan sitelerine geçiyorum birazdan. vegas'tan chat friend buldum dilimi ilerletiyorum.

  30. Yok, yatacak olsam söylerdim. Yarın okul yok zaten. Cidden güzel yazmışsın, üstüne diyecek bir şey bulamadım. Tabi alıştın çen çen laf yetiştirmeme, şimdi iyi bir şey söyleyince tuhaf geldi🙂 Hadi bakalım kolay gelsin o zaman.

  31. deep says:

    yazı çok iyi.yorumlar eğlenceli.:)

  32. Üşenmeden okudun mu, işin gücün arasında🙂

  33. deep says:

    e herıld yani.kaçırmam hiçbişi yazdığın ve sana yazılan🙂

  34. Hadi bakalım, inandım şimdi gibi gibi :))

  35. waay bee deep gelmiş yorum bırakmış:) neyse şu kadınla ilgili düşüncelerimi de söylemem şart tabi:) bastırılmış cinsellik patlaması yaşıyor bence kendisi:)tedavi görmesi lazım geliyo hasta olduğunu kabul edersem kendimi dizginleyebiliyorum evet:)

  36. Deep'in yorumunu gören cennetlik zaten🙂 Ama işleri yoğun, normaldir. Sınavlar bitsin yazar bol bol hihi. Ben de bir patlama yaşadığını düşünüyorum da artık neyin patlamasıdır bilinmez.

  37. Gündem saptırmak için ne kadar aldı acaba..?

  38. noidea says:

    bu kadar basit yani…erkek kadından bu çok basit dört şeyi bekliyormuş,öyle mi?sorun basitse mantık olarak çözüm de basittir..sonuçta erkeğin bu beklentilerini (cinsellik,arkadaşlık,ev işleri,annelik) tamamını para sağlayabilir..erkek bir kadınla evlenme zahmetine girmek yerine gitsin,eşekler gibi çalışsın,banknotları dizsin üst üste ,bir de gelinlik örtsün üstüne,çağırsın memuru,parayla izdivacı ona tüm bu isteklerini verir…Bence bu yasallaşsın…Parayla dilediği kadar evlilik yapabilsin erkek bir kadınla evlenmediği sürece…Böyle düşünen kadınlar içinde geçerli olsun bu…biri bu öneriyi Sibel Üresin'e iletsin…Göreceksiniz ,kesinlikle mantıklı bulacaktır…Para tüm bunları sağlayabilir ,erkeğe de kadına da…Ama para gerçek sevgiyi sağlayabilir mi?Sevilmek için gerçekten haketmek gerekmez mi?Seven insan sevdiğinden bunları bekleyebilir mi?

  39. rosemary; evet, o benim de kafamdan geçiyor çünkü cidden ne zaman bir konudan kaçmak isteseler bu şekilde gündem değiştiriyorlar. Yine de, bu olayı yazmasam üzülürdüm🙂

  40. noidea; kesinlikle ben de öyle düşünüyorum. Bu söylenilenlerin, duyguyla, insanlıkla hiçbir alakası yok. Kadını, eşit hakkı bırakın insan yerine bile koymayan bir mantık bu. Bir de, okumuş ve çalışan bir kadına hiç yakıştıramadım bunu. O zaman otur ve sen de kocanın hizmetçisi ol değil mi? İkiyüzlü bir tavır bu. Bu arada, sanırım ilk defa yorum yapıyorsun, hoşgeldin🙂

  41. Bakış açım seninkiyle aynı onun için o yanına bir şey eklemedim farkındaysan.. Ben bu tür söylemlerin gündem saptırma çabası olarak görüyorum. Sağ gösterip sol vurma derler halk arasında…:))

  42. noidea says:

    o zaman, çok hoş bulduğumu itiraf etmeliyim:)aslında sık sık gelirim bloğunuza…yazılarınızı pek beğenir ,keyifle okurum..genelde okuduğum yazılara olumlu ya da olumsuz yorum bırakmak adetimdir de,ama sizin yazılarınıza ilk kez yorum yapıyor olduğumu fark etmek şaşırttı beni doğrusu…bunu bilmiyordum ve siz söyleyince şimdi öğrendim,fark ettim…demek ki insan farkında olamayabiliyor bazen..

  43. rosemary; evet, biliyorum, zaten artık tahmin edebiliyorum kimin kafasından ne geçtiğini, ne yorum yapacağını :)) Okuyanlarla-okuduklarımla iyi iletişimde olmak hoşuma gidiyor.

  44. noidea; peki o zaman, bundan sonra daha sıklıkla bekliyorum🙂 Zira, üstte de dediğim gibi, yazmanın yanı sıra, konular üzerinde konuşmak ve tartışmak da çok eğlenceli. Bu yazıya yorum bırakmamış olsaydın/olsaydınız (artık nasıl hitap edeceğimi bilemedim) buraya geldiğinden/geldiğinizden haberim bile olmayacaktı🙂 Teşekkür ederim bu güzel yorum için.

  45. noidea says:

    doğrusu ben nezaket sahibi insanlarla her ortamda ve her konuda konuşmayı,görüş alışverişinde bulunmayı çok seviyorum…Çünkü kibar insanlar ancak karşılarında ki insanları dinleme zahmetine giriyorlar ve ancak onlarla doğru dürüst ,yararlı bir sohbet ortamı doğabiliyor…aynı fikirde olmasanız bile ,hatta tümüyle birbirinize zıt düşüncelere sahip olsanız bile sohbet keyifsizleşmiyor ve bir insanın ruhunun derinliklerine doğru tinsel,zevkli bir maceraya sürüklenebiliyosunuz…ki bu eşsiz bir fırsat ve güzellik…blog okumayı bu yüzden çok seviyorum ve ondan vazgeçmiyorum…blog yazarlarının bir çoğunda var bu özellik çünkü ve siz de o yazarlardan birisiniz bence…bu yüzden sıklıkla geldiğimi,geleceğimi belirtmekten de memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum…teşekkürlerimi sunuyorum…

  46. deep says:

    mimledim seni. ama ama herşeyi yaz ama🙂

  47. noidea; asıl ben teşekkür ederim tekrar, çok mutlu etti beni gerçekten bu yorumlar🙂 Ben de blog dünyasını bu yüzden seviyorum. Çoğunluğu ne istediğini bilen ve kendini ifade edebilen insanlar. Arada boş bloglar da çıkıyor ama olur o kadar, normal tabii. Yine beklerim🙂

  48. deep; hemmen yazıyorum, bu mim çok hoşuma gitti🙂

  49. noidea says:

    mutlu olmanıza sevindim gerçekten…aynen katılıyorum,burada ki insanların bir çoğu kendisini ifade etmeyi iyi bilen insanlar ve insanlarımızın doluluğunu görmek büyük bir zevk…insanlarımıza cahil gözüyle bakanların şu blog yazarlarını okumalarını ah ne çok isterim…özellikle politikacıların ve bürokratların…karşılarında nasıl bir gençlik olduğunu anlamaları sanırım daha kolay olurdu ve bize saygıları artar ve kendilerini geliştirmek için uğraşırlardı…ama sanırım onların derdi bizi anlamak falan değil ve koltuk sevdaları bunun önünde ki en büyük engel…aynı zamanda garip bir çelişki de…çünkü gariplerim,koltuk derdiyle nelere katlanıyorlar…sözün özü ; burada olmak,insanları okumak,tanımak,insanların ruh dünyasında yolculuklar yapmak,yaşamak güzel…bu arada bloğunuzun yorum alanını biraz sohbet alanına çevirdik gibi oldu ama kusurumu bağışlayın lütfen…

  50. O ne demek🙂 Burası zaten sohbet alanı gibi bizim için. İçinizden her ne geliyorsa yazabilirsiniz, her zaman cevaplarım, konuşuruz sorun değil :)Yazmak kadar fikir alışverişinde bulunmak da önemli benim için, daha önce dediğim gibi. Ve bu kadar pozitif olmanıza sevindim🙂 Politikacıların gördüğü gençlik birazcık yalaka, birazcık ukala, biraz da dediğiniz gibi salak evet, aslında ben de katılıyorum buna. Bir şeyler için çabalayan insan çok az, tüketim toplumu olmanın son raddesine gelmişiz artık. Seviye yerlerde dersem yalan olmaz. O yüzden pek iyimser olamıyorum açıkçası bu konuda🙂

  51. noidea says:

    Düşüncenize saygı duyuyorum ,kesinlikle…Hepimiz ,bir yerlerde, rahatsızlık duyduğumuz insan davranışlarına maruz kalabiliyoruz.Sokaklarda,trafikte,resmi dairelerde,bankalarda ve hatta sanal ortamlarda…İnsanız..Kusurlarımız,zaaflarımız var..voltaire'in bir sözü vardır: "Mükemmel bir hükumet asla var olamaz.Çünkü insanların tutkuları ,hırsları vardır.Eğer insanların tutkuları hırsları olmasaydı da zaten hükumete gerek olmazdı." Ben kendi şahsıma ,kendi kusurlarımı düşündüğümde eleştirecek bir insan bulmakta zorluk çekiyorum. Ama bir yandan da dünya da saf iyiliğin ya da saf iyinin olmadığını da görebiliyorum..Bu da bir gerçek.. Bir diğer yandan da bu dünyada ki yaşamımız sınırlı. Sanırım bize düşen iyilikleri ,güzellikleri görmek ve onları yaşamak… Biz birilerini yargıladığımız zaman birilerinin de bizi yargılama hakkını kendi ellerimizle doğurmuş oluyoruz bence…Biz mükemmel olmadığımıza göre başka insanlarında mükemmel olmama gibi hakları var ,oluyor. Ve evrensel değerler var,bütün insanların ve bütün kültürlerin doğru kabul ettiği değerler.Bu değerler üzerinden ,gerekli nezaket ve dikkati göstererek insanlarla iletişim kurarsak çok daha yararlı olabiliriz… Ama bir insanı ,belirli davranış kalıplarıyla değerlendirirsek de bu galiba doğru bir davranış olmaz. İnsan sonuçta.Basit bir yaratık değil. Bizim çok basit bir biçimde mahkum edebilediğimiz ya da niteleyebildiğimiz davranışların bir çoğu o insanın o an ki durumundan kaynaklanmıyor; her insanın yıllar yılı gördüğü,duyduğu,hissettiği ,düşündüğü bütün detayların oluşturduğu sonsuz bir denizden bir bileşke olarak gün yüzüne çıkıyor.Bunu sanırım en iyi ,örneğin Dostoyevski'nin yarattığı karakterler de görebiliriz… Yani aslında sözü niye bu kadar uzattığımın ben de farkında değilim ama benim karşı durduğum şey şu: Hiç bir şey bir anda ortaya çıkmıyor.Hiç bir şey basit değil.Hayat ,bir insanın yaşadıklarının tümünün ona sunduklarının bir toplamı ve her insan dini,dili,ırkı,rengi,statüsü ne olursa olsun söylediği bir söz,bir an da yüzünde beliren bir ifade, hiç biri basit değil…Ki öyle olsaydı bunca uzun zamandır dünyanın dört bir yanında yapılan ruh bilimsel araştırmalar çoktan insanı çözmüş ve de sorunlarına cevap vermiş olurdu…Oysa depresyon gün geçtikçe yaygınlaşıyor ,yeni yeni ruhsal sorunlar her gün ortaya çıkıyor… Başınızı daha fazla ağrıtmadan son olarak şunu belirtmeliyim sanırım: "Kardeşim!Sen düşünceden ibaretsin.Geriye kalan et ve kemiksin.Gül düşünür gülistan olursun,diken düşünür dikenlik olursun"(mevlana)

  52. Dostoyevski:) Çok çok severim. Ve bu tür incelemeler ilgi alanıma giriyor benim de. Dediğinize katılıyorum; kişilik hayatın bize verdiklerinin toplamı kısmına özellikle. Ancak benim demek istediğim şuydu; bugün karşı karşıya olduğumuz toplumsal dayatmalar, insanların kişilik sahibi olmasını engelliyor. Televizyonda, internette gördüğümüz hep özendirilen, basit şeylere takılan insan modeli. Bazı şeyler "ne giysem, ne alsam?"dan öteye geçmeli bana göre. Bunun dışında, ben de sizin gibi düşünüyorum. Tek bir farkla, iyilikleri görmek bizim elimizde olduğu gibi kötülükleri düzeltmek de bizim elimizde. Teşekkürler tekrar:)

  53. noidea says:

    ne güzel..dostoyevski'yi sevmeyen küçük bir azınlığın içinde değiliz.."ne giysem ne alsam" konusu benim de hep aklımı kurcalayan bir konu…bence bu konuyu konuşmalyız…İsterseniz şöyle bir şey yapabiliriz…siz bir yazı yazın bu konuyla iilgili…bloğunuzu takip edenlerden bu konuda ki düşünlerini yorumlarında belirtmelerini isteyin…bakalım biz ne düşünüyoruz ve insanlar ne düşünüyorlar bu konuda…tabii sizin içinde uygunsa…

  54. Elbette uygun. En kısa zamanda toparlarım öyle bir yazıyı. Zaten, en çok sevdiğim tarzlardan biri. Bakalım neler gelecek yorum olarak🙂

  55. noidea says:

    şöyle söyleyeyim,bi yandan insanların kendileriyle ilgilenmelerini çok güzel buluyorum…alış veriş yapmaları,kişisel bakım ürünleri kullanmaları,giyim kuşamlarında dikkatli ve seçici davranmaları,dışarıya çıkmadan belli bir süreyi hazırlanarak geçirmeleri…bence bunlar çok güzel ve insanları güzelleştiriyor..Ama bi yandanda sanki bu işin içinde yolunda olmayan bi şeyler de yok değil gibi…yani soru işaretlerini bulamıyorum..bence çok enteresan bir tartışma olur ve kendi şahsıma sanırım ben kafamda ki sorulara farklı bir bakış geliştirebilirim…çok çok teşekkürler..

  56. Ben de öyle düşünüyorum. Kişisel bakım bir amaç değil araçtır. İnsanın hayatı içerisinde yapması gereken, mutlu olmasını ve insan ilişkilerinin iyi olmasını sağlayan sadece bir araç. Ancak son yıllarda artık amaç haline gelmiş gibi. Her neyse, yazıda detaylı yazarım. Rica ederim🙂

  57. iLhan says:

    Kadının haklı olduğu çok konu var. Bu konuda bir yazı hazırlıyorum.

  58. Peki o zaman, yaz, yorumlarım. Neyini haklı bulduğunu merak ettim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s